Üye Girişi Şifremi Unuttum Üye Ol Foto Galerisi Video Galerisi İletişim

GY - GK Notları


Eğitim Bilimleri


ÖABT (Alan Bilgisi)


KPSS A Lisans


Diğer Notlar


İslam Öncesi Türk Devletlerinde Eğitim

9 Mart 2019

İSLAM ÖNCESİ TÜRK DEVLETLERİNDE EĞİTİM

Tarihte bilinen ilk Türk hükümdarı Teoman, ilk Türk devleti’de Asya Hun devletidir. Hunlardan önceki Türklerin siyasi bir organizasyon halinde yaşa- yışları hakkında şimdilik elimizde net bilgiler bulunmamaktadır. Fakat Hunlardan öncede Türklerin siyasi bir yapı halinde yaşamış olmaları ile ilgili başta Çin kaynakları olmak üzere arkelojik kazılarda elde edilen bilgiler bizlere bazı ip uçları vermektedir.

 

Türklerde eğitim ilk Türk toplulukları ile başlar. İlk Türk topluluklarında eğitim, doğa ile iç içe yaşayan toplumun yaşam biçimi ile şekillenmiştir. Bu dönemde örgün eğitimin yapıldığı ile ilgili elimizde kesin deliller yoktur. Fakat bir eğitim sisteminin olduğu kesindir. Bu sistemin temelini ise alp insan tipi yetiştirme anlayışı şekillendirmiştir. İlk Türk topluluklarından kalan hikaye, masal, şiir, atasözü gibi sözlü edebiyat ürünleri ilk Türk topluluklarındaki eğitimin içeriği hakkında bizlere bilgi vermektedir. Bu anlayış ile yetişen kişi öncelikle devletin kendisinden istediği görev ve sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirebilecektir. Aynı zamanda toplum tarafından da kabul gören bir kişiliğe sahip olacaktır.

1.Hunlarda Eğitim

Asya’da dağınık boylar halinde yaşayn Türkleri bir siyasi yapı etrafında toplamayı başaran İlk Türk devleti olan Asya Hunları ve bu devletin ilk hakanı Teoman dönemi Türk eğitimin şekillenmeye başladığı dönem olarak kabul edilebilir. Teomandan sonra onun yerine geçen oğlu Mete(M.Ö 209-274) dö- neminde hem devlet en parlak devrini yaşamış hem de eğtim aklanın da bir takım yenilikler kendinin göstermiştir. Mesela askeri eğitimn temeli olan onluk sistem Mete döneminde ortaya çıkmıştır. Bu anlamda Mete Türk hakanları arasında aynı zamanda program koyucusu olarakta kabul edilebilir.

Türklerle ilgili ilk yazılı kaynaklar Göktürkler dönemine ait olmasına rağmen Hunlar döneminde de Türklerin okuma yazma bildiklerini söyleyebiliriz. Çünkü Mete dönemnde Çin impratoru ile mektuplaşmalar olmuştur.

Bu dönemdeki eğitimi toplumun eğitilmesi, askeri eğitim, mesleki eğitim ve dini eğitim şeklinde gruplara ayırabiliriz.

Toplumsal Eğitim: Bozkır hayat yaşamına alışkın Türk topluluklarının eği- tilmesidir. Batılıların “göçebe kültür” olarak tanımladıkları fakat gerçekte “Bozkır Kültürü” şeklinde tarif edilebilecek ve Orta Asya Bozkırlarında yaşayan Türklerin oluşturduğu yaşam biçiminin Orta Asya Türk toplumunu eğitmesidir. Aslında bu eğitim biçimi doğa ile iç içe yaşayan Türklerin kendi ihti- yaçlarını karşılarken dünya medeniyetine de katkı sağlamalarıdır. Mesela Türklerin Bozkır Kültürünün bir parçası olan göçebe yaşamları boyunca teker- leği ve atlı arabayı kullanmaları dünya medeniyetine yaptıkalrı en üyük katkı- lardan birisidir.

Aile İçi Eğitim: Türklerin en çok önem verdikleri toplumsal kurumlardan birisi aile kurumudur. Bilinen ilk Türke devleti Hunlar da aile kurumuna büyük önem vermişlerdir. Toplumsal eğitimin ilk aşaması aile de başlamıştır.

Askeri Eğitim: Diğer devletlerde olduğu gibi Hunlar döneminde de askeri eğitimin ayrı bir önemi vardır. Bilhassa Mete döneminde ordunun onluk sis- teme göre teşkilatlanması Türk devlet adamlarının askeri eğitim konusunda ne derece iyi eğitim aldıkları konusunda bizlere bazı ip uçları vermektedir. Aynı şekilde ilkçağlardan günümüze kadar ulaşım ve savaş olmak başta üzere binlerce yıldır kullanılan atın evcilleştirilmesi Türklerin askeri alanda dünya medeniyetine yaptıkları en büyük katkılardan birisidir. Atın evcilleştirilmesi Türklerin askeri eğitim konusunda ne derece başarılı olduklarını göstermesi bakımından önemlidir. Bunun dışında toplumun bireyleri ata binmeyi ve kılıç kuşanmayı öğenmektedirler. Her Hun çocuğu iyi bir asker olarak yetiştirilirdi. Buna devlet kadar ailelerde önem verirlerdi.

Mesleki Eğitim: Arkelojik kazılarda ve yapılan alan araştırmalarında elde edilen bulgular Türklerin mesleki alanda da eğitimli oldukları konusunda ip uçları vermektedir. Kılıç yapmak, ip eğirmek, halı ve kilim dokumak gibi uğraşı alanları Türkler tarafından en iyi bilinen el sanatları arasındadır. Bilhassa demiri işlemek Türkler tarafından çok kabul gören bir uğraşı alanıydı. Bu bilgi birikimler kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar devam etmiştir.

Dini Eğitim: Dini inançların Türklerin hayatında her zaman önemli bir yer tuttuğu bilinmektedir. Din adamları ve Türkler tarafından kutsal kabul edilen değerler gelecek kuşaklara aktarılmıştır. İslamiyetin kabulü ile bunlar yavaş yavaş kültürel değerler arasında kalmıştır.

2.Göktürklerde Eğitim

Hun Devleti’nin yıkılmasından sonra onun yerine kurulan Göktürk Devle- ti, Hunların mirascısı ve devamıdır. Hunların siyasi ve coğrafi mirasını devra- lan Göktürkler, Hunların eğitim mirasını da devralmıştır. Hunlar döneminde eğitim anlayışının aynen Göktürkler döneminde de devam ettiğini söyleyebiliriz.

Göktürkler dönemini eğitim tarihi açısından önemli kılan, onların 38 harf- ten oluşan kendilerine özgü bir alfabelerinin olmasıdır. Aynı zamanda Orhun abidelerinin günümüze kadar yazılı bir kaynak olarak gelmesi Göktürkleri eğitim tarihi açısından farklı kılmaktadır. Göktürk yazıtları olarak da bilinen bu eserlerden, Göktürkler dönemindeki eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında bilgiler elde etmekteyiz.

 

Orhun Abideleri ve Türk Eğitim Tarihindeki Yeri

Orhun Abideleri veya Göktürk anıtları Göktürkler döneminden günümüze kalan en önemli tarihi belgelerden birisidir. Bu eserlerden Göktürklerin idarî, siyasî, ekonomik, toplumsal alanları başta olmak üzere birçok alanını aydınlatabildiğimiz gibi dönemin eğitim yönünü de bu eserlerden çıkarabiliyoruz. Orhun Abideleri bugün Moğolistan sınırlarında Orhun Nehri yakınlarındadır. Bu abideler Kül Tigin, Bilge Kağan ve vezir Tonyukuk adına dikilmişlerdir. Abideler Yolluğ Tigin tarafından yazılmıştır.

Orhun Abideleri dil açısından incelendiği zaman, Avrupa milletlerinin milli bir dil ve yazılarının ortaya çıkmadığı bir dönemde Türklerin milli bir dille- rinin olduğunu bize göstermesi açısından ayrı bir önem arzetmektedir. Orhun Abidelerinde 6000 kadar kelime vardır.

Orhun Abideleri:

  • Türk hükümdarlarının halkı ve ülkesi için yaptıkları ve yapması gereken şeylerden bahsedilmiştir.
  • Türklerin bağımsız yaşama arzusu hakkında bilgiler vermektedir.
  • Türklerin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeleri gerektiği hakkında bilgiler içermektedir.

3.Uygurlarda Eğitim

Sekizinci yüzyılın ortalarına doğru Götürk Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra Türkler uygurların siyasi birliği altında yeniden teşkilatlanmışlardır.

Uygurlar dönemi Türk eğitimi, İslami döneme geçiş öncesi olgunlaşma dönemidir. Eğitim anlamında kurumsallaşmanın başladığı dönemin Uygurlar dönemi olduğunu söyleyebiliriz.

Ugurlar kendilerine özgü alfabesi, matba ve kağıdı kullanmaya başlamaları ile Türk eğitim tarihinde ayrı bir yere sahiptirler. Devletin kuruluş döneminde Göktürk alfbesini kullanan Uygurlar daha sonra kendi alfabelerini kullanmışlardır.

Uygurlar döneminde matbada kullanılmaya başlamıştır. Matbanın kullanılması Uygurlar döneminde okur yazar oranın bir dönem öncesine göre yükselmesi anlamına da gelmektedir.

Kendilerinde önceki Türk devletlerinden farklı olarak daha yerleşik bir yaşam süren Uygurlar, eğitimin kurumsallaşmasının da önünü açmışlardır. Bu konuda bir Uygur atasözü: “Çocuğunu öğretmene ver, ondan alıp saraya ver” bizlere eğitim ve öğretimin önemi hakkında çok şeyler anlatmaktadır. Bu an- layışı göre iyi bir yönetici, devlet adamı, memur, bürokrat, katip, asker olmanın yolu ancak iyi bir eğitimden geçmektedir. Bu durum aynı zamanda Uygurlar döneminde örgün eğitim kurumlarının da varlığının bir göstergesidir.


Bu not 75 defa okundu. 0 yorum yapıldı.

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ;)



Anket

Sitemizi değerlendiriniz..
Çok iyi
İyi
Orta
Kötü
Anket Sonuçları




Yeni Üyelik  |  Şifremi Unuttum

Üye çıkışı yapmak istediğinize emin misiniz?

Evet Eminim