Üye Girişi Şifremi Unuttum Üye Ol Foto Galerisi Video Galerisi İletişim

GY - GK Notları


Eğitim Bilimleri


ÖABT (Alan Bilgisi)


KPSS A Lisans


Diğer Notlar


Anlatım Bozuklukları 1

21 Şubat 2018

Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.

            Biz, düşüncelerimizi en güzel şekilde cümlelerle dile getiririz. Kurduğumuz cümlelerin kusursuz olması, başarılı bir anlatımın gerçekleşmesini sağlar. Özellikle yazılı anlatımda cümleler, dil bilgisi kurallarına uygun kurulmalı- anlam açık olmalıdır.

            Kurduğumuz cümleler birden çok anlama geliyorsa, bu cümleleri okuyan kişi, ne demek istediğimizi anlayamaz. Biz de karşımızdakine düşüncemizi iletememiş oluruz. Yine, cümlede gereksiz bir kelimenin kullanılması ya da cümlenin anlamına uygun kelimelerin seçilmeyişi de anlatım bozukluğuna sebep olur.

            Anlatım bozukluklarının türlerini şöyle gruplandırabiliriz:

1. Gereksiz Sözcük Kullanılması: İyi bir cümlede yeterli sayıda sözcük kullanılır. Başka bir deyişle gereksiz sözcüklere yer verilmez. Çünkü, gereksiz sözcük kullanımı cümlenin duruluğunu bozar ve anlatım bozukluğu yaratır.

Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, anlatımında bozulma olmuyorsa ise gereksizdir.

Mecburen karakola gitmek zorunda kaldım.

Son yazdığı romanına isim bulmakta bir hayli zorlanmış.

Uçak, alçalarak havaalanına başarılı bir iniş yaptı.

Araba şu anda yola çıkmak üzere.

Tatile ailesi ile birlikte çıkacaktı.

Vakfımıza karşılıksız bağışta bulundular.

Verilen vaatlerin hiçbiri yerine getirilmedi.

Gitmeden önce bir daha ara.

Yukarıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcükler gereksizdir. Çünkü, bu sözlerin anlamı, aynı cümledeki başka sözcük ya da eklerde vardır. Bunların çıkarılması anlamda bir daralmaya yol açmaz.

Bu anlatım bozukluğu şu şekillerde olabilir:

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcüklerin Aynı Cümle İçinde Kullanılması:

Atatürk’ün yaptığı yenilikçi devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı kökünden değiştirmiştir.

Atatürk’ün yaptığı devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı kökünden değiştirmiştir.

 

Yatmadan önce dişlerini fırçalamayı unutma.

Yatmadan dişlerini fırçalamayı unutma.

           

Giyimlerinde, konuşmalarında ve davranış biçimlerinde bir gariplik yoktu.

Giyimlerinde, konuşmalarında ve davranışlarında bir gariplik yoktu.

2. Gereksiz Yardımcı Eylem Kullanımı: “Etmek, olmak, eylemek, kılmak” gibi yardımcı eylemlerin görevi; kendisinden önce gelen isim soylu sözcüğü yüklemleştirmek, ona iş, oluş, hareket ve kılış anlamları katmaktır. İsim soylu sözcük, bir ekle aynı anlamı verecekse; yardımcı eylemin kullanımı gereksizdir.

Sanırım ondan kuşku ettiğimizi anladı.

Sanırım ondan kuşkulandığımızı anladı.

 

Bizi arayacağını umut etmiştim.

Bizi arayacağını ummuştum.

 

Hükümet, çözülecek olan sorunları bir bir ele aldı.

Hükümet, çözülecek sorunları bir bir ele aldı.

 

hasta olmak – hastalanmak

hesap etmek – hesaplamak

yaşlı olmak – yaşlanmak

3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması: Dilimizde bazı sözcükler, anlam inceliklerine dikkat edilmeden kullanılır. Sözcükleri kendi anlamını yansıtacak şekilde kullanmamak veya uygun olmayan yerde kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar. Böyle bir yanlışa düşmemek için hangi sözcüğün nerede kullanılıp nerede kullanılmayacağını çok iyi bilmek zorundayız.

Ülkenin bunalıma girmesini sağlayan bu tür açıklamalardan kaçınmak gerekir.

Ülkenin bunalıma girmesine neden olan bu tür açıklamalardan kaçınmak gerekir.

 

Bu tür bilimsel çalışmalar, dilimizin zenginleşmesine neden olacak.

Bu tür bilimsel çalışmalar, dilimizin zenginleşmesine katkıda bulunacak.

Uyarı: “Sağlamak” ya da “katkıda bulunmak” elde edilmesi istenen olumlu bir sonuca ulaşmaktır. İstenmeyen sonuçlar ortaya çıktığında “neden olmak” kullanılır.

Avukat, sanığın suçlu olduğunu savunuyor.

Avukat, sanığın suçlu olduğunu öne sürüyor.

 

Muhalefet partileri, enflasyonun üç haneli rakamlara yükseldiğini savundu.

Muhalefet partileri, enflasyonun üç haneli rakamlara yükseldiğini öne sürdü.

Uyarı: “Savunma” bir saldırıya ya da düşünceye karşı olan davranıştır. Ortada böyle bir durum yoksa “savunma” yerine “öne sürme” ya da “iddia etme” kullanılır.

 

Çömleğin üzerine yazılmış desenlere hayranlıkla bakıyordu.

Çömleğin üzerine çizilmiş desenlere hayranlıkla bakıyordu.

 

Hırsız, kadının kolundaki çantayı zorla çalıp kaçtı.

Hırsız, kadının kolundaki çantayı zorla alıp kaçtı.

 

Zor şartlar altında çalışan işçilerin sağlık durumları aksadı.

Zor şartlar altında çalışan işçilerin sağlık durumları bozuldu.

 

Bu tür tatbikatlarda ölüm şansı her zaman mevcut.

Bu tür tatbikatlarda ölüm olasılığı her zaman mevcut.

 

Bugün bir buzdolabının ücretiyle on yıl önce bir araba satın alınabilirdi.

Bugün bir buzdolabının fiyatıyla on yıl önce bir araba satın alınabilirdi.

 

Güzelliğinin farkında olduğunu belirten davranışlar sergiliyordu.

Güzelliğinin farkında olduğunu gösteren davranışlar sergiliyordu.

 

Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar sağlamaktadır.

Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar vermektedir.

 

Davranışlarıyla arkadaşlarının üzülmesini sağladı.

Davranışlarıyla arkadaşlarının üzülmesine neden oldu.

 

4. Birbiriyle Karıştırılan Sözcüklerin Kullanılması: Kimi sözcükler aynı kökten türediği için yazılış ve okunuş olarak birbirine benzer; ancak bunların anlamları farklıdır. Bu sözcükler karıştırılıp birbirinin yerine kullanılırsa, anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

Bu kadar çekimser olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.

Bu kadar çekingen olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.

 

Bunca yağmura karşılık barajlarda yeterince su birikmemiş.

Bunca yağmura karşın barajlarda yeterince su birikmemiş.

 

Bu iki olay arasındaki ayrıntıyı kimse hesaba katmıyor.

Bu iki olay arasındaki ayrımı kimse hesaba katmıyor.

 

Ahmet Bey, saygılı kişiliğiyle çevresine örnek olmuştu.

Ahmet Bey, saygın kişiliğiyle çevresine örnek olmuştu.

 

Bu eski makineler artık işlemlerini yerine getiremiyor.

Bu eski makineler artık işlevlerini yerine getiremiyor.

 

Yaşantısının en zor günlerini sürgüne gönderildiği Malta’da geçirdi.

Yaşamının en zor günlerini sürgüne gönderildiği Malta’da geçirdi.

 

İş kazalarının çokluğu, iş güvencesinin olmadığını gösteriyor.

İş kazalarının çokluğu, iş güvenliğinin olmadığını gösteriyor.

 

Toprağın oluşumunda başta gelen etkin, rüzgârdır.

Toprağın oluşumunda başta gelen etken, rüzgârdır.


Bu not 496 defa okundu. 0 yorum yapıldı.

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ;)



Anket

Sitemizi değerlendiriniz..
Çok iyi
İyi
Orta
Kötü
Anket Sonuçları




Yeni Üyelik  |  Şifremi Unuttum

Üye çıkışı yapmak istediğinize emin misiniz?

Evet Eminim