GY - GK Notları


Eğitim Bilimleri


ÖABT (Alan Bilgisi)


Öğretmen Dökümanları


Diğer Notlar


Osmanlı Devleti Yönetim Sistemi

7 Eylül 2014

Osmanlı Devleti Yönetim Sistemi

Veraset Sistemi

1- Türk devletlerinde, Ülke Hanedan üyelerinin ortak malı sayılmıştır.

2- Hanedan üyeleri kendilerine İslamiyet’ten önce Gök tanrı, İslamiyet’ten sonra Allah tarafından verilen Kut yetkisine göre devlet yönetme yetkisine sahiptiler.

3- Osman Gazi ve Orhan Bey dönemlerinde Geleneksel anlayış hâkimdir. Yani ülke hanedan üyelerinin ortak malıdır.

4- I.Murat zamanında ülke padişah ve oğullarınındır anlayışı hâkimdir. İlk kez I. Murat Sultan unvanını kullanmıştır.

5- Fatih zamanında Ülke padişahındır. Ve padişah ülkenin bölünmemesi için kardeşini öldürme yetkisine sahiptir anlayışı yerleşmiştir.

Uyarı: Tüm bu çalışmalar Merkezi Otoriteyi güçlendirmek amaçlıdır.

6- Tüm Türk devletlerinde Merkezi Otoritenin en güçlü olduğu dönem Fatih Dönemidir.

7- I.Ahmet zamanında Ekber ve Erşed (yaşlı ve akıllı)kanunu getirilmiştir.

 

Kafes Usulü

1- I.Ahmet zamanında getirilen bu kanuna göre şehzadeler artık sancaklara çıkamayacaklardı.

      Bu durumun oluşturmuş olduğu zararlı sonuçlar ise:

  1. Şehzadeler devlet yönetme yetkisini yaparak ve yaşayarak öğrenememişlerdir.
  2. Yönetimde kadınların baskısı giderek artmıştır
  3. Padişah adayları olan şehzadeler, sarayda delirecek duruma gelmişlerdir

2- Padişahın erkek çocuklarına Şehzade veya Çelebi kız çocuklarına sultan unvanı verilirdi.

3- Kuramsal olarak Osmanlı hükümdarının yetkileri sınırsızdır. Yetkileri ancak şeriat ve gelenekler sınırlandırabilir.

4- Yavuz Sultan Selimle beraber Halifelik unvanını aldılar. Halifelik unvanı ilk kez I.Abdülhamit zamanında kullanılmıştır.

 

Padişahın Görevleri:

 Devleti yönetmek, savaşlarda ordulara kumandanlık yapmak, yüksek devlet memurlarını atamak ve gerektiğinde divana başkanlık yapmaktır.

 

Padişah egemenliğini şu şekilde kullanır:

Yasama: Fermanlar, Kanunnameler, Adaletnameler, Beratlar

Yürütme: Divanı Hümayun

Yargı: Kulluk hakkı, Müsadere(Devlet yöneticilerini öldürtme mallarına el koyma)

Kulluk Hakkı: Devşirmeler padişahın kulu ve kölesidir. Padişah bunlar üzerinde ölüm hakkına sahiptir. Bunların mallarını müsadere edebilir.

 

Divanı Hümayun

1- Orhan Bey zamanında kuruldu, Devlet sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı en üst yönetim organı ve en yüksek mahkemedir.

Uyarı:: Son söz padişaha aittir. Bu divanın karar organı olmaktan çok danışma organı olduğunu gösterir.

2- Bugünkü bakanlar kuruluna benzer fakat üyelerinin atama yoluyla belirlenmesi ve yüksek mahkeme özelliği göstermesi nedeniyle bakanlar kurulundan ayrılır.

3- Kuruluş döneminde divan toplantılarına padişah başkanlık ederken Fatih zamanından itibaren Divana sadrazamlar başkanlık etmeye başlamıştır. Bu durum sadrazamlık makamının öneminin ve etkinliğinin artmasına neden olmuştur.

4- Divanı hümayun II. Mahmut zamanında kaldırılmıştır. Yerine Bakanlıklar ve Nazırlıklar kurulmuştur.

 

Divanı Hümayun Üyeleri:

Padişah: Fatih zamanına kadar Divan’a başkanlık etmişler, bundan sonra bu görevi sadrazam yürütmüştür.

Vezir-i Azam(sadrazam): Padişahın mutlak vekilidir. İkinci derecedeki işler sadrazamın İkindi Divanında görüşülürdü.

Vezirler: Daha çok askeri ve siyasi işlerden sorumluydular. Vali olarak illere atanabiliyorlardı.

Kazasker: Şeri ve Örfi hukuk uygulamalarından sorumludurlar. Adalet ve Eğitim işlerine, önemli davalara, Kadı ve Müderrisleri atama ve azil işlerine bakarlardı.

Defterdar: Bütçeyi hazırlar, Gelir ve giderlerin planlamasını yapar.

Nişancı: Tapu kadastro işleri bakar, Fethedilen arazilerin kayıtlarını tutar, Dirlikleri dağıtır ve Padişahın fermanlarına tuğra çekerdi.

Yeniçeri Ağası: Vezir rütbesindeyseler divanda söz hakkına sahip olabiliyorlardı.

 

Uyarı: Yukarıdaki üyeler kuruluşundan itibaren Divanı Hümayunun asıl üyeleridir. Zamanla doğan ihtiyaçlardan dolayı Divanı Hümayuna bazı üyeler katılmıştır.

Yeni katılan üyelerden Şeyhülislam ve Reisülküttap Divanı hümayuna çağrılıp görüşleri alındıkları halde asıl üye hüviyetinde değillerdi. Fakat yine son dönemlerde Divanı Hümayuna dahil edilen Kaptanı Derya Divanı Hümayunun asıl üyesi olmuştur.

 

Şeyhülislam: Divanın doğal üyesi olmamakla beraber gerektiğinde alınan kararların İslam dinine uygun olup olmadığını belirtmek üzere divana çağrılırdı. Bu durum devletin Teokratik nitelik taşıdığını gösterir. Ulema sınıfının başı olarak Din, Hukuk, Yargı, Eğitim, alanlarını denetim altına almıştır. En ünlüsü Ebu Suud efendidir. (Asıl üye değil)

Reisül Küttap: Önceleri Nişancıya bağlı bir kâtipken zamanla doğan ihtiyaçtan dolayı, Devletin dış işlerinden sorumlu bakanı olmuştur. (Asıl üye değil)

Kaptan-ı Derya: Donanma komutanı olarak Divanı hümayuna katılmıştır. (Asıl Üye olarak)

 

Ülke Yönetimi

1- Osmanlı devletinde ülke Eyaletler-Sancaklar-Kazalar-ve Köy gibi birimlere ayrılarak idare edilmiştir.

 

İdari Birim

Yönetici

Asayiş

Adalet

Eyaletler

Beylerbeyi

Subaşı

Kadı

Sancaklar

Sancakbeyi

Subaşı

Kadı

Kazalar

Kadı

Subaşı

Kadı

Köyler

Köy Kethüdası

Yiğitbaşı

Kadı Naibi

 

2- Eyaletler Merkezden uzaklık, vergilendirme şekli, etnik ve dini yapısı gibi özellikler temel alınarak oluşturulmuştur.

3- Eyaletler, Merkeze bağlı, Özel yönetimli(salyaneli), Bağlı(İmtiyazlı) olmak üzere üç guruba ayrılmıştır

    a) Merkeze Bağlı Eyaletler:

Tımar(Dirlik) sistemi uygulanır, salyanesiz (bir çeşit maaş) ve yıllıksızdırlar.

    b) Özel Yönetimli(Salyaneli) Eyaletler:

 Mısır, Bağdat, Yemen, Cezayir gibi merkezden uzak eyaletlerdir.

 Tımar sistemi uygulanmaz, Vergiler iltizam yoluyla toplanır, vergi geliri her yıl yeniden düzenlenir.

  İltizam: Bir yerin gelirini ihale yoluyla mültezimlere verme işidir. Mültezim ihaleyi alan kişidir ve devlete peşin          ödeme yapar.

  Bu Eyaletlerin Valileri devletten Salyane denilen maaş alırlardı.

  Bu eyaletlerden toplanan vergiler doğrudan hazineye aktarılırdı.

    c) Bağlı (İmtiyazlı) Eyaletler:

İç işlerinde serbesttirler. Erdel, Eflak, Boğdan, Kırım, Hicaz gibi

Yıllık vergi verir gerektiğinde asker yollarlardı.

Yöneticilerine Bey, Han, Şerif ve Voyvoda denirdi.

Uyarı: Hicaz dini bakımdan dolayı asker ve vergi vermez; Kırım asker verir vergi ödemezdi.

 

Osmanlı ordusu

1- Orhan Bey zamanında Yaya ve Müsellem adı verilen ilk düzenli ordu oluşturuldu.

2- I.Murat zamanında asker ihtiyacının bir kısmı savaş esirlerinden karşılanmış(Pençik Sistemi), yine bu dönemde Kapıkulu ve Tımar sistemlerinin temelleri atılmıştır. Ankara savaşından sonra Pençik sistemi etkisini kaybetmiş bunun yerine devşirme usulüne geçilmiştir.

                          Osmanlı Ordusu

   Kara Kuvvetleri                 Deniz Kuvvetleri      

   1- Kapıkulu Askerleri

   2- Eyalet Askerleri (Tımarlı Sipahiler)

   3- Yardımcı Kuvvetler

 

Kapıkulu Askerleri

1- İlk başlarda Pençik sonraları Devşirme sistemine dayanan bu ordu merkez ve merkeze yakın yerlerde bulunurdu.

Devşirme sistemine:

 Rus, Acem, Çingene ve Türk çocukları bunun yanında kel, köse, fodul, anne babası olmayanlar alınmazdı.

2- Üç ayda bir Ulufe denen maaş ve her padişah değişikliğinde Cülus denilen bahşiş alıyorlardı.

3- Piyadeler ve Süvariler olarak ikiye ayrılmıştır.

Piyadeler:

Yeniçeriler, Cebeciler, Topçular, Top arabacıları, Lağımcılar, Humbaracılar, Bostancılar

Süvariler:

Silahtar, Sipahi, Sağ ulufeciler, Sol ulufeciler, Sağ garipler, Sol garipler

Uyarı:  Kapıkulu ocağına mensup askerler devletten maaş ve bahşiş alırlardı..

 

Eyalet Askerleri

1- Tımarlı sipahilerdir.

2- Ordunun asıl kısmı Tımarlı sipahilerdir.

Uyarı: Eyalet askerleri (Tımarlı Sipahiler) devletten maaş almazlardı

Tımar(Dirlik):

Devlet mensuplarına ve bazı askerlere görevi karşılığında maaş yerine önceden belirlenen yerlerin toprak gelirleri verilirdi. Bu dirlik sahipleri asker yetiştirmekle yükümlüydüler

Tımar Sisteminin uygulandığı yerlerde:

a) Tımar, devlet görevlilerine maaş ve hizmet karşılığı verilen topraklardır.

b) Tımar alan görevliler bu topraklarda oturur ve toprağın ekilmesini sağlarlardı

c) Topraktan elde edilen gelirle yöneticilerin maaşları ödenir bir kısmıyla da atlı asker beslenirdi

d) Devlet hazinesine yük olmadan güçlü ve büyük ordular oluşturulmuş böylece iç ve dış güvenlik sorunları çözülmüştür.

e) Göçebe halkın yerleşik unsurlara zarar vermeleri önlenmiş böylece Sosyo-Ekonomik denge sağlanmıştır.

f) Ülke bayındır hale getirilmiştir.

g) Çıkabilecek isyanlar önceden önlenmiştir

 

Yardımcı Kuvvetler:

1- Bağlı beylik ve ülke kuvvetleri

2- Azaplar, Akıncılar, Yayalar, Müsellemler, Yörükler, Gönüllüler, Derbent muhafızları.

Uyarı:  Devletten maaş almazlardı.

 

Deniz Kuvvetleri

1- Osmanlı dev. İlk deniz gücüne Karesi beyliğini alarak sahip olmuştur.

2- İlk büyük gelişmeyi Fatih döneminde en parlak dönemini kanuni döneminde yaşamıştır.

3- Osmanlı donanması ilk büyük yenilgisini İnebahtı da almıştır. Sinop’ta, Navarin’de ve Çeşme’de Osmanlı donanması yakılmıştır.

4- Rütbeler;

Kaptanı Derya: Donanma komutanı,

Kapudane: Oramiral

Patrona: Koramiral,

Piyale: Tuğamiral,

Levent: Deniz askeri


Bu not 5001 defa okundu. 0 yorum yapıldı.

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ;)



Anket

Sitemizi değerlendiriniz..
Çok iyi
İyi
Orta
Kötü
Anket Sonuçları

Üye çıkışı yapmak istediğinize emin misiniz?

Evet Eminim