GY - GK Testleri


Eğitim Bilimleri


ÖABT (Alan Bilgisi)


KPSS A Lisans


Diğer Testler


Testler > Türkçe > Anlatım Biçimleri Testi

Soru 1
Deneme, makale gibi düşünce yazıları tamam da, bir romanda insanın gönlünde çiçekler açtıracak sözler döktürmek her yazarın harcı değildir. Bu konuda başarılı olanın sayısı çok azdır. Bunu en çok Oscar Wilde'de gördüm ben. Oscar Wilde, neredeyse her sayfada kahramanına öyle oturaklı sözler söyletir ki sözün kudreti karşısında şapka çıkarırsınız. Pervasızdır Wilde. Üslubunun üstünü kapattığı hiç görülmemiştir.
Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisine başvurulmuştur?
Soru 2
İstanbul sokaklarında el ayak çekilmişti. Şans eseri önünden geçen bir arabayı çevirdi. Karanlık sokaklarda evi arayıp bulması epey zaman aldı. Sonunda bitap bir halde eve vardı. Kapıyı her zamanki asık yüzüyle açan annesi, ifadesi hiç değişmeyen gözleriyle uzun uzun yüzüne baktı. Elinden tutup yavaşça içeri çekti.
Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden en çok hangisine başvurulmuştur?
Soru 3
Bizde sözlükler kütüphanelerin en kuytu köşelerinde uyuklayarak ömür tüketirler. Günler ve geceler boyu, sırtlarında bir insan elinin sıcaklığını hissetmek hülyasıyla tutuşur, "bilinmedik bir kelime çıksın da hatırlayalım" diye dua eder dururlar. Bu uzun dua ve sükûnet zamanlarında tahmin edilir ki, iki kapak arasında toplanmış eski yeni, yerli yabancı binlerce kelime, eğlenceli oyunlar icat eder; en azından hayat hikâyelerini birbirlerine anlatarak vakit geçirirler.
Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Soru 4
Yılda en çok iki kez görürdüm onu. İzmir’in tahta banklarda oturur, fıskiyeli havuza bakardık. Az konuşurduk. Tuzak sorulara yanıtlar bulmayla uğraşırdık hep. Onun yanında, mevsim bahar da olsa, yaz da olsa güz duygusu olurdu içimde. Akşam olunca gidip Kemeraltı'nda bir yerde yemek yerdik. Hep aynı yerde. Duruşu, bakışı içimdeki umutsuzluğu artırırdı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Soru 5
Kötülerin ve kötülüklerin sesi fazlaca yükseliyor, iyilikler kendini gösteremiyor toz duman arasında. Güzel olan, iyi olan çoğu şeyle birlikte, güzeli arayıp bulma yeteneğimiz de silinip gidiyor. Selim İleri "Gramafon Hâlâ Çalıyor"da çocukluğundan devşirebildiği iyi şeyleri bir araya getiriyor. Sade hayatlar, aşklar, manolya demetleri; huzurlu evler, eşyalar; çocukluk düşleri, masallar, radyo oyunları, sinemalar, artistler… İstanbul semtlerinin şiirli günleri; Cihangir, Moda, Boğaziçi… Hayatın henüz tüketim çılgınlığına tutulmadığı günler…
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
Soru 6
Bineceği at, yelesi ve kuyruğu siyah, sağ ön bacağında beyaz bir leke olan, güneşte kısa tüyleri parlayan sütlü kahve renginde, bin altınlık, heybetli bir İngiliz kısrağıydı ki yürüyüşünde bile bir asalet vardı. Dörtnala kalktığında bir yay gibi geriliyor, karnı yere değecek gibi oluyor, küçük kulakları arkaya yatıyordu.
Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?
Soru 7
Avcılar, Atıcılar ve Balıkçılar Derneği Lokali'nde fötr şapkalı minnoş bir ihtiyar olan İsmail Dede'yle karşılaştık, İsmail Dede her şeyi öğrenme dürtüsüyle laf atıyor bize. Yıllar yılı rençberlik yapmış şimdi tek başına ömür tüketiyor, iki kızı mı? Kırk yılda bir akıllarına eserse hal hatır soruyorlar, o kadar. Zaman zaman yemeğini yapabiliyor, rahatsız olduğu dönemlerde aç kalıyor. Sadece anıları ona yetiyor.
Bu parçada söz edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Soru 8
Yazar, gazete köşesinde arada bir yazdığı yazılarda öne sürdüğü düşüncelerini kanıtlıyor. Onlara okurun da inanması için ne gerekirse yapıyor. Ele aldığı konuda, tek doğru kendi düşüncesiymiş gibi bir tutumla düşüncelerini açıklıyor.
Bu parçanın yazarı, yazılarında aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurmuş olabilir?
Soru 9
O dönemde Şirket-i Hayriye (Şimdiki Şehir Hatları) vapurlarının satıcıları simitlerini Beylerbeyi'nden alırlardı. Yukarı Boğaz'a ya da İstanbul’un içine akraba, eş dost ziyaretlerine giden kadınlar yirmi beş otuz simidi hediye olarak götürürlerdi. Başka semtlerde oturan ehli keyf beyzâdeler faytonlarla Beylerbeyi'ne simit yemeye gelirdi.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
Soru 10
Yalnızca onda birini görebildiğimiz buzdağına oldukça yaklaştık. Ancak görsel ihtişam işin sadece bir yanı. Buzdağları büyük gürlemelerden yumuşak iç çekişlere ve mutlak sessizliğe kadar olağanüstü ses olayları yaratan bir orkestrayı andırıyor. Buz parçaları bir buzdağını iteklemeye başladığında ya da buzdağı hareket edip de kendi yüzeyini parçaladığında binlerce avizenin paramparça oluşunu çağrıştırıyor.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Soru 11
Kulübenin doksan yüz metre ilerisinde çitlerle çevrilmiş büyük bir bahçe vardı. Çitlerin dışında kalan alanda dereye yakın yerlerde söğütler, uzak yerlerde ise yabani badem ağaçları… Çitlerin hemen içinde bahçeyi tepeden tırnağa beyaza bürümüş olan kiraz ağaçları… Bu ağaçların ötesinde bahçe sahibinin ahşaptan yapılma, şirinlikte Üsküdar'daki Şemsipaşa Camii'ni aratmayacak evi…
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki yolların hangisine başvurulmamıştır?
Soru 12
(I) Günlükler, yazarın yüreğinin objektifinden kendi yaşamını kare kare belgeleyen tutanaklardır. (II) Yazar, günü gününe yaşadığı olayları, tanık olduğu durumları yüreğinden geçirerek döker sayfalara. (III) Kendi yaşamını günbegün filme alır. (IV) Bazen bir şey yazamaz duygularına tercüman olacak bir beyit düşer o güne ait sayfaya (V) Kimi sayfalar, ise "Kafam karışık, bugün kayda değer bir şey olmadı." gibi ifadelerle yetinir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir "tanımlama" yapılmıştır?
Soru 13
İlkokul üçte öğretmenimdi. Yeniydim, okul değiştirmiştim. Elimden tuttu, sınıfa götürdü. Öğrencilere tanıttı beni. Saçları kısaydı ve yüzü beyaz bir zambağı hatırlatıyordu. Aylardan eylüldü. Şimdi hatıramda yalnız küçük bir hayali, temiz ve solgun yüzü kaldı. Bir de bizi gözyaşları içinde bırakıp gidişi…
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
Soru 14
Sofaya açılan kapıların üstü renkli camlarla süslüydü. Sofanın iki yanına minderler serilmişti. Minderlerin arkalarında ot yastıklar vardı. El dokuması ince halılarla kaplı yastıklar büyük ve renkli yapı taşları gibi görülüyordu. Sofadan mutfağa açılan kapı her zaman açıktı. Kapıdan ocak ve yanındaki büyük masa görünüyordu. Masanın üstünde kenarları saçaklı, işlemeli bir örtü vardı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Soru 15
Geçen haziranda İç Anadolu’yu gezdik, ilk durağımız Ankara'nın Gölbaşı ilçesiydi. Daha sonra geniş bozkırlarda yol aldık. Yıkılmış, duvarları çatlamış birçok kervansarayı gezdik. Ne var ki görmek istediğimiz birkaç önemli yeri görmeden döndük.
Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangilerine başvurulmuştur?
Soru 16
Deneme yazarlığı ciddi bir iştir, geniş bir bilgi, titiz bir hazırlık gerektirir. Deneme yazarı yazılarını ancak geniş bir kültür ve iyi bir hazırlıkla sürdürebilir. Şundan bundan yapılan alıntılarla, bir noktadan sonra tükenecek bilgilerle deneme yazılamaz. Yazılsa bile sürdürülemez. Taşıma suyla değirmen dönmez çünkü.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

NOT: Testlerin cevabını görebilmek için soruya ait şıklara tıklayınız.

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ;)

Ayse 13 Ekim 2016 tarihinde saat 11:07'de demiş ki;

Emegi gecenlerden Allah razi olsun insallah sinav iyi gecerde yine yazip tesekkurlerimi bildiririm ,)))

2-1

Diğer Testler

Anket

Sitemizi değerlendiriniz..
Çok iyi
İyi
Orta
Kötü
Anket Sonuçları

Üye çıkışı yapmak istediğinize emin misiniz?

Evet Eminim